Oğuz Esen Resmi Fan Clup İndir-Dinle 2011

Danişmendliler Beyliği (1092-1178)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

ikon1 Danişmendliler Beyliği (1092-1178)

Mesaj tarafından Mc Zindan Ankara Style Bir Paz Mayıs 02, 2010 10:06 pm

Anadolu'da fetihlere memur edilen Gazi Ahmed Bey, Türkmenlere hocalık,
öğretmenlik yaptığı için "Danişmend" lâkabı ile anılıyordu. Danişmend Gazi
Ahmed Bey, Kızılırmak ve Yeşilırmak dolaylarını ele geçirmişti. Emir
Danişmend'in Bizanslar ile bir savaşta ölen Battal Gazî (öl. 740)'nin
neslinden geldiği söylendiği gibi, onun Anadolu fâtihi Sultan Süleymân b.
Kutalmış'ın dayısı olduğu da rivayet edilmektedir. 1086'da Süleymanşah
ölünce gücünü arttırdı. I. Kılıçarslan'ın Haçlılarla yaptığı Savaşlara
katılarak başarı gösterdi. Antakya Prensi Bohemond'u esir aldı ve
Malatya'yı ele geçirdi. Bu prensin serbest bırakılmasını isteyen
Kılıçarslan'la arası açıldı ve aralarında savaş çıktı. Bu savaşta Gazi
Ahmed Bey yenildi ve 1106'da öldü.

Bu Türkmen hanedanının kuvvet merkezi aslında, Kuzey Anadolu'da Tokat,
Amasya ve Sivas çevresinde idi.. Ancak Danişmend'in asıl adının Taylu
olduğu ve hocalık yaptığı biliniyor. Buna göre Emîr Danişmend 1080 yılında
Sivas'a gelmiş ve hiçbir mukavemetle karşılaşmadan burada yerleşmişti.

Daha sonra Yeşilırmak havzasında fetihlerde bulundu, Niksar'ı muhasara
ve zabtetti (1097'den önce). Emîr Danişmend Anadolu'daki emîrler arasında
mücadelelerden yararlanarak devletinin hudutlarını genişletmiş, Haçlı
Seferleri'nin başlaması ile batıdan gelen bu yeni düşmana karşı çetin
mücadelelere katılmıştır. Türkiye Selçuklu sultanı I. Kılıç Arslan, İznik
önünde doğuya çekildikten sonra, Haçlılara karşı Emîr Danişmend ve
Kapadokya Emîri Hasan ile birleştiler. Bu müttefik Türk ordusu 1 Temmuz
1097'de Darylaeum (Eskişehir) civarında Haçlılara karşı savaşa tutuştu,
fakat Türkler ağır kayıplar vererek çekilmek zorunda kaldılar.

Haçlıların ulaşamadıkları yerlerde Danişmendliler faaliyetlerini
sürdürdüler ve 1098 yılında Bayburt'u aldılar. 1101yılında muhtelif batılı
prenslerin idaresindeki üç büyük Haçlı ordusu peşpeşe Anadolu'ya girdi.
Emîr Danişmend, Haçlılara karşı I. Kılıç Arslan ile birleşerek onları
perişan etti. Danişmend Gazî bu zaferlerden sonra derhal Malatya'nın
üzerine yürüyerek orayı zabtetti (1103). Danişmend Gazî 1106 yılında
öldü.

Yerine oğullarından Emîr Gazî geçti. I. Kılıç Arslan ise Danişmend'in
ölümünden yararlanarak Malatya'yı ele geçirmişti (1105). Ancak Türkiye
Selçuklularının bu üstün durumu I. Kılıç Arslan'ın ölümüne kadar sürdü
(1107). Emîr Gazî Selçuklu şehzâdelerinin taht kavgalarına karışmış ve bu
şehzâdelerden damadı olan Mes'ûd'u destekleyerek, onun Konya'da sultan
olmasını sağlamıştır (1116). Daha sonra 1127'de Kayseri ve Ankara'yı
zabtetti. Böylece Emîr Gazî, Sultan Mes'ûd'un arazisi dışında, Fırat'dan
Sakarya kaynaklarına kadar uzanan Orta ve Kuzey Anadolu'ya hâkim oluyor ve
Danişmendliler Anadolu'daki devletlerin en kudretlisi haline gelyordu.

Emîr Gazî daha sonra Çukurova'ya girerek Ermeni Leon'u itaate mecbur
ediyordu (1131). Bizanslılar, Haçlılar ve Ermenilere karşı zaferleriyle
Türk-İslâm dünyasında haklı bir şöhret ve hürmet kazandı. Bu sebeple
Bağdad Halîfesi el-Müsterşid ve Büyük Selçuklu sultanı Sencer onun "melik"
unvanını tasdîk etmişlerdi. Yerine geçen oğlu Melik Muhammed de Haçlılar
ve Ermeniler ile savaştı. Melik Muhammed'in ölümü ile (1142), Danişmend
Devleti'nin temelleri taht mücadeleleriyle sarsılırken, Anadolu'da
üstünlük yavaş yavaş Selçuklulara geçiyordu. Muhammed'in oğulları ile
kardeşleri arasında taht mücadeleleri başladı. Kardeşi Yağı-basan Sivas'da
kendisine hükümdar ilân ederken, öteki kardeşi Ayn ed-Devle, Elbistan ve
Malatya'da aynı yolu takip etmişti. oğlu Zû'n-Nûn ise Kayseri'yi aldı.
Böylece bir müddet için Danişmendlilerde birbirine rakip üç şube meydana
çıktı.

Danişmendlilerin üçe bölünmesi Türkiye Selçuklu sultanları için
bulunmaz bir fırsattı. Bu durumdan yararlananların başında II. Kılıç
Arslan geliyordu. O, muhtelif zamanlarda Sivas şubesinin işine karıştı.
Nihayet 1169'da Kayseri ve Zamantı'yı zabtetti. Zû'n-Nûn, Suriye'de Atabeg
Nûr ed-Dîn Mahmûd'un yardımı ile tekrar Anadolu'ya döndü ve Sivas şehri
ile Danişmendli ülkesinde hüküm sürmeğe başladı. Ancak Nûr ed-Dîn
Mahmûd'un ölümü II. Kılıç Arslan iyi bir fırsattı. Zû'n-Nûn'u ortadan
kaldırmak için önünde artık hiçbir engel kalmamıştı. Derhal harekete
geçerek Danişmendlilere ait Sivas, Tokat, Niksar ve Amasya gibi şehirleri
zabtetti (1175). Zû'n-Nûn ise Bizans imparatoruna sığındı. Malatya'da ise
1162'de ölen Zülkarneyn'in üç oğlu arasında anlaşmazlık mevcuttu.
Bunlardan Nâsır ed-Dîn Muhammed, bir süre II. Kılıç Arslan'ın vassalı
olarak hüküm sürdü.

Daha sonra, II. Kılıç Arslan 1178'de Malatya'ya giderek,
Danişmendlilerin burada hüküm süren koluna da son verdi ve böylece
Anadolu'nun birliğini sağlamış oldu. Bundan sonra Danişmendli ailesine
mensup emîrlerin bir kısmı Selçukluların hizmetine girdiler.
Danişmendlilerin XII. yüzyılda yaptıkları câmiler orijinal şekilleri ile
zamanımıza kadar gelmemiştir. Onlara ait oldukları tespit edilen birkaç
câmi, medrese ve kümbet vardır. Câmilerden; Niksar Ulu Câmii, Kayseri Ulu
Câmii, Kayseri Kölük Câmii ve Sivas Ulu Câmii değişiklikler ve ilavelerle
zamanımıza kadar gelmiştir. Danişmendlilerden Yağı-basan biri 1151-2'de
Tokat'da, öteki 1157-8'de Niksar'da olmak üzere iki medrese yaptırmıştır.
Danişmenlilerden zamanımıza altı kümbet (türbe) kalmıştır. Bunlardan
hanedanın kurucusu Emîr Danişmend'e nisbet edilen türbe Niksar'dadır ve
ötedenberi bir ziyaretgâh kabul edilmektedir.




avatar
Mc Zindan Ankara Style
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 3104
Aktiflik Puanı : 10786
Kayıt tarihi : 26/11/09
Yaş : 25
Nerden : ankara

http://www.amasyateknoloji.tk

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz