Oğuz Esen Resmi Fan Clup İndir-Dinle 2011

Endülüjans Mahkemeleri İşkence Aletyleri Resimlerle Beraber

Aşağa gitmek

ikon6 Endülüjans Mahkemeleri İşkence Aletyleri Resimlerle Beraber

Mesaj tarafından Mc Zindan Ankara Style Bir Cuma Ocak 15, 2010 8:20 pm



































Kızgın kerpetenler çivili sandalyeler büyük huniler parmakları sıkıştıran mengeneler ölüm askıları... Tüm bunlar 20. yüzyılda siyasi muhaliflerini susturmak ve sindirmek için totaliter rejimlerin kullandığı zindan aksesuarları değil. Bu işkence aletleri bir dönem Katolik Kilisesi'nin vazgeçilmez yardımcılarıydı ve engizisyon mahkemelerinin utanç dolu sayfasını oluşturuyordu.

1633 yılının 22 Haziran günü Roma
tarihinin en önemli günlerinden birine tanık oluyordu. Engizisyon
mahkemesinde yargılanan Galileo Galilei'nin son sözleri merakla
bekleniyordu. Ünlü bilgin acaba düşüncelerinde direnecek miydi yoksa "itiraf" mı edecekti? Yüzlerce izleyici ve jüri sıralarını dolduran onlarca din adamının ortasında kendisini tarihle hesaplaşmak üzere bir av gibi hisseden Galilei'nin ağzından şu sözler döküldü: "Ben 'Güneş evrenin merkezindedir' dediğim için yargılanıyorum ve bu tür aykırı görüşleri nefretle kınıyorum lanetliyorum. Aynı zamanda Kutsal Katolik Kilisesi'ne yapılan tüm yanlışları da..."


69 yaşındaki bilim adamı kendisi gibi Güneş'i merkez kabul eden görüşü savunanlardan Giordano Bruno'nun kazığa bağlanıp yakılmasından sonra pek kahramanca davranamamıştı. Ama yine de bugün engizisyon denince akla "Galileo Gallilei'nin duruşması" geliyor. Nitekim 2000 yılında papa binyıl kutlamalarını fırsat bilerek başta büyük bilim adamları olmak üzere bir zamanlar din adına gerçekleştirilen bu uygulamalardan dolayı özür diledi.


Üç büyük engizisyon... Gerek kararları gerek siyası ve dini erki nedeniyle üç büyük engizisyon adından çok söz ettirdi. Ortaçağ Engizisyonu Valdensesler ile Katharlar'ın kurulu düzeni sarsan öğretiler yaymaya balamaları üzerine 1231'de Papa IX. Gregorius tarafından kuruldu.
İspanyol Engizisyonu ise Castilla kraliçesi I. Isabella'nın ısrarı üzerine
Papa IV. Sixtus tarafından 1483 yılında onaylandı. Müslümanlar'la
Yahudiler'in kendi inançlarına bağlanmalarını sağlamak hedeflenmişti.
Bu nedenle 200.000'e yakın Yahudi 1492 yılında İspanya'yı terk etti.

Roma Engizisyonu
Roma Katolik Kilisesi'nin savunduğu öğretiyi korumak için III. Paulus
tarafından 1542'de kuruldu. Genel olarak Calvin ve Lutherciler'e savaş
açtı. Roma Engizisyonu cadılık ve büyücülükle de uzun yıllar mücadele etti.

Bir manastıra ya da piskoposun sarayına yerleşen engizisyon sorgucusu daha sonra halkı kilisede toplayıp uzun bir vaaz veriyordu. Amaç yerel halkla ilişkileri sıcaklaştırmak ve onların güvenini kazanmaktı.

Engizisyon mahkemeleri
çoğunlukla "ihbar" müessesesi üzerine kurulmuştu. Eğer bir kişi kendi
günahlarını gelip bir ay içinde itiraf ederse ve "özür dilerse"
affedilirdi. Ancak bu süre içinde böyle bir davranışta bulunmazsa ona karşı dava açılırdı. Davalı mahkemede kendisini kimin ihbar ettiğini asla öğrenemezdi.


Sorgucunun katedralde verdiği vaaz daha sonra yazılı olarak kiliselerin kapılarına asılırdı. Böylece hiç kimse "benim mahkemenin geldiğinden haberim olmadı" diyemezdi. Bu ilandan sonra sorguculara ihbarlar yağmaya başlardı. Mahkeme bir ay boyunca bu ihbarları okur
değerlendirir ve ihbar edilenlerin kendilerini göstermelerini beklerdi.
İhbarların tümü noter tarafından kayda geçirilir ve bir temele dayanıp
dayanmadıkları ya da sadece çamur atma olup olmadıkları araştırılırdı.


1593 yılında tutuklanan ünlü bilim adamı Giordano Bruno
önce Venedik Senatosu'na sevgilisi olan bir kadının kocası tarafından
zina suçuyla ihbar edilmişti. Halkın tepkisinden korkan Senato bu ihbarı kendisi değerlendirmek yerine engizisyon mahkemesine havale etmişti.


Mahkeme tutanaklarından engizisyona gelen ihbarların yüzde ellisinin ciddiye alınmadığı açıkça görülüyor. Öte yandan bugüne kadar pek bilinmeyen bir nokta yanlış ihbarlarla suçlamada bulunan kişilerin de işkenceyle cezalandırılmasıydı.

İhbarın üzerinden bir ay geçtikten ve iyice değerlendirildikten sonra
engizisyon bir ön sorgulama yapardı. Bu noktada çok dikkatli davranılır
ve suçlanan kişinin saygınlığını yitirmemesine özen gösterilirdi. Çok
nadir olarak ön sorgulamadan önce tutuklama yapılır ve bu durumda mutlaka iki tanık gösterilirdi. Ancak ön sorgulamadan sonra suçlanan kişi "tehlikeli" olarak tanımlanırsa hemen tutuklanır veya piskoposluk sarayının ya da kraliyet mahkemesinin zindanına atılırdı.

Engizisyon kurallarına göre tutukluların her türlü bakımından ve harcamalarından kilise sorumluydu. Belgeler bu konuda oldukça ilginç uygulamalara tanıklık ediyor. Örneğin bazı mahkûmlar pahalı şaraplar sipariş ediyor; hatta bazıları geceyi eşleriyle birlikte geçirmeyi talep ediyorlardı. 1632 tarihinde engizisyon mahkeme boyunca Galileo Gallilei'yi üç odalı bir evde ağırlamış ve kendisine bir de hizmetçi tahsis etmişti.

Mahkeme işlemleri basitti. Sanık ya piskoposluk sarayında ya da bir manastırda yargılanırdı. Mahkeme bir sorgucu kurulundan
noterden ve iki hukuk uzmanından oluşurdu. Bu uzmanlardan biri kilise
dışından seçilebiliyordu. Mahkemelerde suçlanan kişinin bir avukatı
yoktu. Sadece sorgulamalarda itiraf edip etmediğine tanıklık etmek için bir kraliyet temsilcisi hazır bulunuyordu. Sorgucular mahkemede suçlamalarını hem Latince hem de suçlunun anadilinde yapmak zorundaydılar. Sorgucular çoğunlukla suçlu sıralarından çok daha yüksekte bulunan bir kürsüde otururlardı. Sorgucu konuşmasına önce suçlunun kimliğinden işinden
ailesinden söz ederek başlar ve daha sonra sözü işlenen suça getirirdi.
Sorgucular psikolojik taktik konusunda çok uzmandılar. Suçluyu
çelişkiye düşürüp erken ve acele bir itiraf peşindeydiler. Bazı sorgucular bu konuda öyle uzmanlaşmışlardı ki suçluyu giyiminden
bakışından ve duruşundan saptayabiliyorlardı. Engizisyon sorgucularının
en ünlülerinin başında Bernardo Gui geliyordu. Çeyrek yüzyıl boyunca
kendini soruşturmalara adayan bu Dominiken din adamı sorgulamalarının büyük bir çoğunluğunu 1324 yılına kadar Fransa'nın Toulouse kentinde sürdürdü. Başpiskopos ilan edildiğinde o güne kadar tam 930 kişiyi yargılamış ve cezalandırmıştı.


Suçunu itiraf etmekte direnenler için işkence uygulanması belki de engizisyon adının bu denli tiksinti ve ürperti yaratmasının nedeni...

Aslında
Ortaçağ boyunca bu yönteme çok fazla rağbet edilmemişti. İşkence
uygulamasının kurumlaşması 14. yüzyıldan sonra Roma hukukunun kabul
edilmesinden sonra gerçekleşti. İşkence mahkeme boyunca söylediklerinde çok büyük kuşkular ve çelişkiler olan suçlular için ancak ve ancak başpiskoposun onayıyla yapılırdı. Engizisyon mahkemelerinin uyguladığı işkenceler konusundaki tartışma günümüzde de tüm hızıyla sürüyor. Bir grup tarihçi bu işlemlerin acımasızlığını ve zalimliğini dile getiriyor. Onlara göre
bazı yazılı kaynaklarda işkence gören kimi suçluların vücutlarının
normalden 30 santim daha uzadığı belirtiliyordu. Yine kurbanın ağzına büyük hunilerle bir seferde litrelerce su
hatta kimi zaman idrar boşaltılıyordu. Günahkârların kalçaları kızgın
kerpetenlerle sıkılıyordu. 1486 yılında Alman engizisyon sorgucuları
tarafından kaleme alınan "Cadıların Tokmağı" adlı el kitabı engizisyon mahkemesinin uyguladığı bazı işkence yöntemlerini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyordu.



Dini doktrinlere karşı çıkanlar...

Katolik kilisesi Ortaçağ'da gücünü sağlamlaştırdıktan sonra kabul edilmiş doktrinlere karşı çıkanları toplum düşmanı olarak ilan etmeye başladı. Ancak pişmanlığı reddedenler de vardı:

Roger Bacon (1220-1292)

Britanya İmparatorluğu'nda yaşayan Kelt bilim adamı
deney yöntemini ilk savunan Ortaçağ aydınlarındandı. Büyüteci bulan ilk
olarak tarihe geçti. Fransisken öğretisini eleştirdiği için 15 yıl
hapis yattı.


Ockhamlı William (1285-1347)

İngiliz filozof varlık konusundaki yalınlık ve tutumluluk ilkesiyle ünlü... "Nesneler zorunlu olanlar dışında çoğaltılmamalıdır" sözü
"Ockham'ın usturası" şeklinde adlandırılıyor. Papalığa karşı
imparatorluğu desteklemenin İncil'e uygun olduğunu söylediği için
mahkum edildi. Ancak Münih’e kaçarak yaşamını burada sürdürdü.


Giardano Bruno (1548-1600)

Aristotelesçi kapalı evren görüşünden ilk sıyrılanlar arasında yer alan İtalyan filozof Kopernik'in tezini savundu. Evrende Dünya'dan başka birçok gezegenin bulunduğunu söyledi. Aykırı görüşler beslediği için Roma'da kazığa bağlanıp diri diri yakıldı.




avatar
Mc Zindan Ankara Style
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 3104
Aktiflik Puanı : 11236
Kayıt tarihi : 26/11/09
Yaş : 26
Nerden : ankara

http://www.amasyateknoloji.tk

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz