Oğuz Esen Resmi Fan Clup İndir-Dinle 2011

Kur'ân'ın Sünnete Teşviki

Aşağa gitmek

ikon1 Kur'ân'ın Sünnete Teşviki

Mesaj tarafından Mc Zindan Ankara Style Bir Salı Mayıs 18, 2010 2:05 pm

Sahabe, sünnetin ehemmiyetini çok iyi kavramıştı. Çünkü Kur'ân-ı Kerim,
Allah Resûlü'ne iniyor, O'nun tarafından tebliğ ediliyor, açıklanıyor
ve yaşanıyordu ki, anlamanın bütün faktörleri mevcuttu.

Ve Kur'an, "(Farz, vacib, sünnet, müstehab, âdâb adına) Resûl size ne
getirmişse onu alın ve sizi neden men ediyorsa, ondan da kaçının."
(Haşr Sûresi, 59/7) buyuruyordu. Devamında, "Allah'tan korkun!"
diyerek, bunun bir takva meselesi olduğunu ve kılı kırk yaran bir
hassasiyetle görülüp gözetilmesi gerektiğini hatırlatıyordu.
Sahabe bunu çok iyi anlıyor ve Resûlullah'ın her sözüne, her fiil ve
takrîrine uymakla takvanın kazanılabileceğini, yani Allah'ın vikayesine
girilebileceğini düşünüyor ve hayatını hep O'nun vesâyetinde
sürdürüyordu.
Keza, "Şüphesiz, Resûlullah'ta sizin için, Allah'ı ve ahiret gününü
uman ve Allah'ı çok zikredenler için güzel bir misal vardır." (Ahzab
Sûresi, 33/21) âyet-i nurefşânı, şu eğri büğrü yollarda, şu binbir
badire içinde, şu iç içe handikaplar ağında ve gaileli yürüyüşte ancak
Resûlullah'ın sünnetine temessükle sahil-i selâmete çıkılabileceğini
ilan ediyordu ki, O'nu bulan ve uğrunda seve seve can veren sahabe-i
kiram hazeratı, ancak O'nun gemisine binmekle kurtulunacağını ve
ötelerde O'nun gözlerinin içine bakılıp, O'nun işaretlerine göre hüküm
verileceğini, kendisine, "Bunlar için sen ne diyorsun yâ Muhammed?"
diye sorulduğunda, O'nun, başını yere koyup, "Ümmetî! Ümmetî!" diye
onları isteyeceğini ve kendisine Huzur-u İzzet'ten hitap tecellî edip,
"Yâ Muhammed, kaldır başını, iste verilecek, şefaat et kabul olacak!"
(Buhârî, tefsir (2) 1; Müslim, iman 322) denileceğini çok iyi
biliyorlardı ve âdeta, ellerindeki Cennet'e girme varakalarını O'na
vize ettirir gibi, O'nun kapısına yöneliyor.. berzahta, mahşerde,
sıratta O'nun tanımadığı kişilerin takılıp yollarda kalacağından derin
endişe duyuyorlardı.
Bu itibarla, O'nun attığı her adımı, her hareketi, söylediği her sözü
yüz işmizazlarına, tebessümlerine ve el işaretlerine varıncaya kadar
takip ediyor, belliyor, yaşıyor ve naklediyorlardı. Zaten, bizzat O'nun
fem-i mübarekinden şu müjdeyi de işitmişlerdi ki, başka türlü hareket
etmeleri de mümkün değildi: "Allah, bizden bir söz işitip onu muhafaza
edenin ve sonra da bir başkasına tebliğ edenin yüzünü (bazı yüzlerin
ağarıp, bazılarının kararacağı günde) ak etsin ve güldürsün!" (Tirmizî,
ilim 7; Ebû Dâvûd, ilim 10)




avatar
Mc Zindan Ankara Style
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 3104
Aktiflik Puanı : 11085
Kayıt tarihi : 26/11/09
Yaş : 26
Nerden : ankara

http://www.amasyateknoloji.tk

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz