Oğuz Esen Resmi Fan Clup İndir-Dinle 2011

Tükenme çizgisi...

Aşağa gitmek

ikon1 Tükenme çizgisi...

Mesaj tarafından Mc Zindan Ankara Style Bir Salı Mayıs 18, 2010 1:57 pm

İbn İshak veya İbn Hişam gibi magâzî yazarları vahyin kesintiye
uğradığı dönemde, Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)'in dağlara
çıkıp hayat bezginliği izhar ettiğini yazarlar.

Biz böyle bir yorumu Efendimiz'e isnaddan Allah'a sığınırız. Onun gibi
peygamberlik hamulesini taşımaya hazırlanmış bir iradeden, irade
zaafıyla arız olabilecek böyle bir niyet ve teşebbüsün söz konusu
olabileceğini aklımızın köşesinden bile geçiremeyiz. Şimdi bunu böylece
tesbîtten sonra vak'anın kısa bir analizini yapalım.

Allah Resûlü (aleyhi ekmelü't-tehâyâ), kırk yaşına kadar hep zirvelerde
yaşadı. Uzun uzun uzletlere girdi ve insanlığın kurtuluşu adına çareler
aradı-durdu. Evet, âdetâ tâ baştan Cenâb-ı Hak, O'nun pak ve nezih
rûhunu, nübüvvetin ağır yükünü taşımaya hazırlıyordu. Öyle ki O, İlâhî
bir sevkle, sanki bu uzletlerinde sürekli temrinler yapıyordu.. ve gün
geldi vahiyle taltif edildi. Böyle bir paye ile şereflendirilme
Efendimiz için, müjdelerin, muştuların en sevindiricisi, tabii aynı
zamanda en düşündürücüsü olmuştu. Artık O'nun için insanlığın kurtuluşu
adına bir kapı aralanmıştı.

Ama bu arada hiç beklemediği bir hâdise olmuştu; vahiy birdenbire
kesilivermişti. Daha önceki sevincin yerini şimdi bir hüzün kaplamıştı.
Efendimiz kendi hassasiyet ve derin tefekkürü ölçüsünde düşünüyor,
düşünüyor ve vahyin kesilişine bir yorum arıyordu. İhtimal O'nu en çok
tedirgin eden de, "acaba ben liyakatımı kaybetmiş olmayayım?"
şeklindeki düşünceleri olabilirdi.. bu, eğer böyle idiyse, elbette ki
kendisine âit bir yorumdu; O'ndan başkasının böyle bir yorumda
bulunması edepsizlik sayılırdı.

Diğer taraftan Ebu Leheb'in karısının şirretçe hâdisenin üzerine
gitmesi ve her gördüğü yerde Efendimiz'le istihza ederek "Artık
şeytanın gelmiyor mu?" demesi de O'nu ciddi şekilde rencide ediyordu.
İşte bu ma'nâda dağlara çıktı. İnsanlardan ayrıldı. Ve kendini
bütünüyle tefekküre verdi. İşin dış yüzü itibarıyla onun davranışlarına
bakan ve bu davranışları Efendimiz'deki (aleyhi's-salâtü ve's-selam)
irade gücünü nazara almadan değerlendiren bir insan, "Acaba bu insan
intihar mı edecek?" diyebilir ve O'nun yağmur yüklü bulutlara benzer
hüznünü böyle te'vil edebilirdi. Ama bu te'vil, kat'iyen Efendimiz'in
içinde bulunduğu rûh hâlini doğru olarak yansıtmamaktadır. Ve O'nu
kendi büyüklüğüyle aksettirmekten uzaktır.

Burada, Efendimiz'in insanların hidayeti mevzuundaki "hırs"ını da -ki
Kur'ân O'nun durumunu bu kelime ile ifade ediyor- düşünecek olursak
O'nun davranışlarında kendi rûh yapısına göre daima böyle bir heyecanın
mevcut olduğunu görürüz. Bu, insanlık adına kendini tüketme çizgisine
gelmiş asil bir rûhun davranışlarındaki derinliktir. Bu hâli
yakalayamamış insanların O'nu anlaması da mümkün değildir.




avatar
Mc Zindan Ankara Style
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 3104
Aktiflik Puanı : 11177
Kayıt tarihi : 26/11/09
Yaş : 26
Nerden : ankara

http://www.amasyateknoloji.tk

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz