Oğuz Esen Resmi Fan Clup İndir-Dinle 2011

İhşidoğulları Beyliği (935-969)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

ikon1 İhşidoğulları Beyliği (935-969)

Mesaj tarafından Mc Zindan Ankara Style Bir Paz Mayıs 02, 2010 10:08 pm

Mısır ve Suriye'de hüküm süren ikinci Türk hanedanıdır. Kurucusu
Muhammed b. Tuğç 882'de Bağdad'da doğdu. Babası Tulunîlerin hizmetinde
görev almış, Şam ve Taberiyye valiliği yapmıştı. Bu bakımdan Muhammed
devlet idaresi içinde yetişmiş hatta bir süre Taberiyye'den babasına
vekâlet etmişti. Muhammed Tulunîlerin yıkılmasından sonra Abbasi Devleti
hizmetinde çalıştı.

Bu sırada bazan Mısır'da bazan Suriye'de görev yaptı. O devlet
kademelerinde yavaş yavaş yükselmiş ve 933 yılında nüfuzunu bütün Suriye
üzerinde yaymıştı, ancak Mısır'a da sahip olmak istiyordu. Öte taraftan
Tulunîlerin yıkılmasından sonra Mısır'da ortaya çıkan meseleler burada
kuvvetli bir hükümete ihtiyaç gösteriyordu. Mısır, şimdi doğuda ve batıda
İslam dünyasının liderliği için çekişen iki devletin ortasında idi.
Bağdat'taki Abbasî hükümeti Mısır'da kuvvetli ve kendine güvenen bir
devletin bulunmasını uygun görüyordu.

Çünkü Mısır'da hüküm sürecek kuvvetli bir devlet batıdan Fatımîlerin
ilerlemesine karşı bir engel olacak ve daha sonra Suriye'de yeni ortaya
çıkan Bedevî hanedanlar üzerinde kontrolü elinde tutacaktı. Bu ortamdan
faydalanmasını bilen Muhammed b. Tugç, Mısır ve Suriye vergi mütesellimi
(müfettişi) el-Fazl b.Cafer el-Furat'tan da kendisine destek buldu. O
Suriye'ye ilave olarak Mısır valisi tayin edildi. Nitekim kuvvetli bir
ordu ve donanma sayesinde Fustat'a girdi (935).

Böylece Ihşidî Devleti'nin temellerini atarak Mısır'ır karışık durumunu
yoluna koydu. Bu arada Ahmed b. Tulun gibi o da kuvvetli bir maliyeci Ebû
Bekir Muhammed el-Madârâî ile uğraşmak zorunda kaldı. Ancak Muhammed,
mukavemetini kırdığı el-Madarâî'yi hizmetine aldı ve böylece iktisadî
meselelerde kendisine kabiliyetli ve etkili bir yardımcı buldu.

Muhammed b. Tuğç'un Abbasî Devleti'yle münasebetleri dostâne idi.
Halife Râzî'den Ihşid ünvanını aldı (939) ve kurmuş olduğu devlet
İhşidîler adıyla anıldı. İhşid, prens veya hükümdar anlamında Farsça bir
ünvandır ve Soğd ile Fergana'nın İranlı hükümdarları tarafından
kullanılmıştır.

Muhammed b. Tuğç, çok geçmeden idaresi altındaki eyaletlerden Suriye'yi
Abbasî Devleti'nin kudretli emirlerinden Muhammed b. Raika'ya karşı
müdafaa etmek zorunda kaldı. İbn-i Râik süratle Suriye'yi ele geçirip
Remle'yi almıştı (939). Muhammed b. Tuğç'un öncü kuvvetleriyle yapılan bir
çarpışmadan sonra iki taraf anlaştılar. Buna göre Remle ve havalisi
kendisine bırakılmak suretiyle Suriye, Taberiyye'den kuzeye kadar İbn
Raik'e veriliyordu. Ancak ertesi yıl İbn Raik tekrar harekete geçti.

Muhammed b. Tuğç, el-Ariş'te onu bozguna uğrattı ise de (24 Haziran
940), Laccûn'da baskına uğrayarak mağlup oldu (18 Ağustos 940). Neticede
ilk seferki şartlarda yeniden barış yapıldı. Ancak Muhammed ilave olarak
İbn Raik'e her yıl 140.000 dinar vermeyi kabul etmişti. İbn Raik'in 942'de
Hamdanîler tarafından öldürülmesiyle Muhammed b. Tuğç rahat bir nefes aldı
ve bizzat Suriye seferine çıkarak bu ülkede altı ay kaldı. Bu kez ona
Suriye'de Hamdanîler rakip olmuştu.

Muhammed, bundan sonra emîr el-ümeralık mevkiini elde etmek için çıkan
mücadeleye katıldı ve bu maksatla Rakka'da Halife el-Muttekî ile buluştu
(944). Fakat sonra emir el-ümerâ olmak düşüncesinden vazgeçerek Mısır'a
döndü. Çok geçmeden Hamdanîlerden Seyf ed-Devle ile mücadeleye başladı.
Seyf ed-Devle önce Haleb'i (944), sonra da Şam'ı ele geçirdi (945).
Muhammed b. Tuğç Kınnesrîn'de onu yendi fakat kolay yerine getirebilecek
barış şartları öne sürdü.

Neticede iki taraf arasında bir barış yapıldı (Ekim-Kasım 945). Buna
göre Seyf ed-Devle Suriye'nin kuzey taraflarını muhafaza ve ayrıca bir
tahsisat elde edebiliyordu. Muhammed b. Tuğç bu barıştan sonra Şam'a döndü
ve orada öldü (24 Haziran 946).

Muhammed b. Tuğç'un
ölümünden sonra yerine oğullarından ikisi geçti ise de bunlar sadece birer
kukla hükümdar idi. Ihşidîler Devleti'nde asıl iktidar, onun ölümünden
biraz önce çocuklar için saltanat naibi olarak tayin ettiği, Nubyalı
kölesi Kâfur'un eline geçmişti. Muhammed b. Tuğç'a önce Unucur (? On
Uygur) halef oldu. Unucur bir süre sonra arkadaşlarının tahrikine
kapılarak Kâfûr'un vesayeti altından kurtulmak istedi ve bu maksatla
Remle'ye gitti (954).

Ancak, o bu düşüncesini yerine getiremedi. Son anda annesi ve Kâfur onu
yatıştırmaya muvaffak oldular. Unucur'un ölümünden sonra yerine kardeşi
Ali geçti (961). Kâfur naiblik görevini muhafaza ediyordu. Bu devirde
Suriye tekrar Mısır'ın nüfuzu altına girmişti. Ali'nin 966'da ölümünden
sonra Kâfur kendisini Mısır'ın tek hâkimi olarak ilan etti. Bu durum
Abbasî Halifesi el-Muti tarafından da tasdik edildi.

Kâfûr'un tek başına hükümeti uzun sürmemiş ve 968'de ölmüştü. Kâfur,
naibliği dahil, hüküm sürdüğü devrede Kuzey Afrika kıyıları boyunca
ilerleyen Fatımî yayılmasını durdurmuş, Suriye'yi Hamdanîlere karşı başarı
ile müdafaa etmişti. Ayrıca onun zenginliği de dillere destan olmuştu.
Kâfur'un ölümünden sonra Ali'nin oğlu Ahmed başa geçtiyse de onun zayıf
idaresi çok kısa sürdü ve Fatımîler Mısır'ı işgal ederek Ihşidî Devleti'ne
son verdiler (969).

Ihşidî hükümdarları da âlim ve sanatkârların hâmisi olmuşlardı.
Tarihçilerden İbn el-Dâye, el-Kindî, Abdullah el-Ferganî ile şair
Mütenebbi himâye görmüş meşhur şahsiyetlerdi. Ayrıca Ihşidîler mimarî
bakımdan da pek parlak olmamakla beraber faaliyet göstermişlerdi. Muhammed
b. Tuğç, Ravza adasında "Muhtar" adı verilen bir bahçe, hükümet binası
(dar el-imare) yaptırmıştı. Kâfûr ise saraylar, iki cami, bir hastane ve
başkentte Kâfûriyye bahçeleri inşa ettirmişti.




avatar
Mc Zindan Ankara Style
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 3104
Aktiflik Puanı : 10786
Kayıt tarihi : 26/11/09
Yaş : 25
Nerden : ankara

http://www.amasyateknoloji.tk

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz